Yenidoğan SarılığıUzm. Dr. Yelda Mumcu Oluşturuldu: 2015-12-31 22:00:00
Görüntü Sayısı: 13366

Yenidoğan Sarılığı

Sağlıklı ve zamanında doğmuş yenidoğanların % 60'ında, prematüre doğan bebeklerin ise yaklaşık olarak % 80'inde görülen sarılık bilirübin adı verilen maddenin kanda yükselerek bebeğin cildini ve gözlerini sarıya boyaması sonucu ortaya çıkar.

Yenidoğan Sarılığı

Sağlıklı ve zamanında doğmuş yenidoğanların % 60'ında, prematüre doğan bebeklerin ise yaklaşık olarak % 80'inde görülen sarılık bilirübin adı verilen maddenin kanda yükselerek bebeğin cildini ve gözlerini sarıya boyaması sonucu ortaya çıkar. Genellikle geçici bir durum olmasına karşın doğum sonrası ilk hafta içinde hastane yatışlarının en sık nedenidir.

Yenidoğan bebeklerde ortaya çıkan sarılığın şiddeti ve süresi, bebeğin doğum ağırlığı, doğum haftası, beslenme şekli, ırk, genetik yapı gibi pek çok faktörden etkilenmektedir.

Yenidoğan döneminde görülen sarılıklar genel olarak fizyolojik sarılık, patolojik sarılık, anne sütü sarılığı ve uzamış sarılık olarak karşımıza çıkar.

Fizyolojik Sarılık: Bebeklerin pek çoğunda ilk hafta içinde görülen ve genellikle kendiliğinden geçen sarılık fizyolojik sarılıktır. Fizyolojik sarılığın bazı nedenleri vardır. Yenidoğan bebeklerde kırmızı kan hücrelerinin sayısı daha fazla ve yaşam süreleri daha kısadır. Karaciğer fonksiyonları yeterince olgunlaşmamıştır. Bağırsaklarına atılan bilirubinin tekrar kana geçişi daha fazladır. Yukarıda saydığımız nedenlerden dolayı yenidoğan bebeklerin büyük kısmında yaşamın ilk haftasında kanda bilirubin seviyesi artar ve fizyolojik sarılık görülür. Herhangi bir tedaviye gerek olmadan kendiliğinden geçer. Fakta fizyolojik sarılık bazı durumlarda daha şiddetli geçebilir. Kırmızı kan hücre sayısının normalden fazla olması (polistemi), zor doğumlara bağlı bebeğin kafa derisi altına kan toplanması (sefal hematom), ilk kakasını (mekonyum) geç yapması, bebeğin doğum sırasında kan yutmuş olması, yetersiz beslenmeye bağlı sıvı kaybı ve prematüre doğum fizyolojik sarılığın şiddetini artırabilmektedir.

Yenidoğan SarılığıAnne Sütü Sarılığı: Yenidoğan dönemindeki sarılığın şiddeti ve süresini bebeğin beslenme şekli etkileyebilmektedir. Sadece anne sütü ile beslenen bebeklerde sarılık genellikle iki şekilde ortaya çıkmaktadır. Erken anne sütü sarılığı hayatın ilk üç gününde yeterli anne sütü alamayan, az emzirilen ve normalden fazla ağırlık kaybeden bebeklerde ortaya çıkar. (Bebekler ilk beş gün genellikle vücut ağırlıklarının %10'u kadar bir ağırlık kaybeder.) Erken anne sütü sarılığı genellikle ilk çocuğunu doğuran, emzirme teknikleriyle ilgili sorun yaşayan, ilk 48 saatte çok az sütü gelen annelerin bebeklerinde görülür. Uygun emzirme politikaları, bebeğin erken ve sık emzirilmesi, bebeğe su, şekerli su vb gıdalar verilmemesi erken anne sütü sarılığını önleyebilmektedir. Geç anne sütü sarılığı ise 5. günden sonra başlayıp 3 ay kadar devam edebilmektedir. Anne sütünde bulunan bazı maddelerin (3-alfa 20-beta pregnendiol, serbest yağ asitleri vb) bilirübin metabolizmasını etkilemesi sonucu ortaya çıktığı düşünülmektedir. Fakat yinede de geç anne sütü sarılığının nedeni tam olarak aydınlatılabilmiş değildir. Patolojik sarılık yapan nedenlerin araştırılmasından sonra iyi beslenen ve yeterli kilo alan bebeklerin tedavi gerekmeden izlenmeleri yeterlidir.

Patolojik Sarılık: Sarılığa neden olan bilirubin maddesi kırmızı kan hücrelerinin yıkımıyla ortaya çıkar ve normalde karaciğerde bazı reaksiyonlardan geçtikten sonra safrayla bağırsaklara atılır. Bağırsaklara gelen bilirubinin bir kısmı da tekrar emilerek kana ve oradan da karaciğere gelir. Yenidoğan bebeklerde patolojik sarılıkların büyük çoğunluğundan bilirubin metabolizma basamaklarında normal fizyoloji dışında gelişen patolojik süreçler (artmış bilirubin yükü, karaciğer alımında konjugasyonunda bozukluk ve artmış barsak emilimi) sorumludur. Bunun dışında kan grubu uyuşmazlıkları (anne kan grubu 0 ve bebek A ya da B, anne kan grubu Rh (-) ve bebek Rh (+) ise), bebekte bazı kan hastalıkları, karaciğer hastalıkları, kalıtsal veya metabolik hastalıklar yenidoğan döneminde patolojik sarılığa neden olmaktadır.

Uzamış Sarılık: Bazen sarılık zamanında doğan bebeklerde 14 gün, erken doğan bebeklerde 3 haftadan daha uzun süre devam edebilir. Bu durum uzamış sarılık olarak adlandırılır. Uzamış sarılığı olan bebekler kan hastalığı, metabolik veya hormonal hastalıklar, enfeksiyon hastalığı, karaciğer hastalığı veya genetik nedenler açısından araştırılmalıdır. Herhangi bir neden saptanamayan ve anne sütü ile beslenerek iyi bir şekilde büyüme ve gelişme gösteren bebeklerde sarılık genellikle anne sütüne bağlıdır. Fakat tedavi için anne sütünün kesilmesine gerek yoktur. Bu sarılık genellikle 10-12 hafta içinde kendiliğinden geçmektedir.

Yenidoğan bebek hastanede yattığı sürede günlük olarak çocuk doktorunun muayenesi sırasında sarılık açısından değerlendirilir. Sarılık genellikle ilk olarak bebeğin yüzünde ve gözlerinin beyazında belirir, şiddeti arttıkça karın ve bacaklara doğru yayılım gösterir. Ancak eve taburcu olduktan sonra özellikle ilk 1 hafta (prematüre bebeklerde ilk 2 hafta) bebek her gün soyularak gün ışığı altında cildine bakılmalıdır. Bebeğin karnında ve/veya bacaklarında sarılık fark edildiği zaman çocuk doktoruna gecikmeden müracaat edilmelidir.

Yenidoğan Sarılığı

Eğer bebeğin muayenesi sırasında veya kontrollerde sarılık saptanırsa alınan çok az miktarda kanla bilirubin seviyesi ölçülür. Hastanın gününe, vücut ağırlığına, doğum haftasına ve fizik muayene ve gerekli hallerde başvurulan bazı diğer laboratuvar tetkiklerine dayanılarak, tedavi edilmesi gereğine karar verilir. Bilirubin maddesinin belirli bir seviyenin üstüne çıkması halinde (bu seviye bebeğin doğum ağırlığı, doğum haftası, kaç günlük olduğu ve sağlık durumuna göre belirlenir), bu maddenin bebeğin beyin dokusuna geçerek kalıcı hasara sebep olma potansiyeli olduğuiçin bebek mutlaka tedavi edilmelidir. Tedaviye başlama kararı, bebeğin sarılık düzeyine ve risk faktörlerine bakılarak karar verilir.

Tedavide amaç bilirübin düzeyini tehlikeli sınırın altında tutmaktır. Hafif sarılıklarda herhangi bir tedaviye gerek yoktur, bebeğin iyi bir şekilde beslenmesi yeterli olacaktır. Gerekli durumlarda sarılık tedavisinde tüm dünyada ve ülkemizde sık kullanılan ve kabul görmüş tedavi yöntemi olan fototerapi (ışık tedavisi) kullanılır. Fototerapi, bebeğin çıplak vücuduna belli bir dalga boyunda ışık uygulanarak, bilirubinin vücuttan atılımını kolaylaştırma prensibine dayanır. Tedavi sırasında bebeğin gözleri özel fototerapi gözlükleriyle kapatılarak, ışığın muhtemel zararlı etkilerinden korunur. Işık tedavisinin bebekte herhangi kalıcı veya ciddi bir yan etkisi yoktur. Ancak tedavi süresince bebeklerin kaka yapma sıklığının artması veya sulu kaka yapma görülebilir. Ayrıca ışık tedavisi alan bebeklerde, yenidoğan döneminde görülebilen bazı normal cilt döküntülerinde artış olabilir.

Diğer bir tedavi yöntemi ise kan değişimidir. Kan değişimi yalnızca bilirubin düzeyleri beyin dokusuna geçme riski taşıyacak kadar yükselmiş bebeklere uygulanır. Sarılığı olan yenidoğan bebeğe yaklaşımda amaç, bebeğin yakın takip edilerek gerekli olduğu zaman ışık tedavisine başlanması ve daha riskli tedavi uygulamalarından kurtarılmasıdır.

Sonuç olarak yenidoğan döneminde görülen sarılık tam anlamıyla önlenemez, fakat erken tanı ve tedavi bilirübinin tehlikeli sınırlara ulaşıp bebeğe zarar vermesini önleyeceği için çok önemlidir.


Bu yazı Uzm. Dr. Yelda Mumcu tarafından yazıldı ve 13366 kere izlendi.


Yorumlar

Yükleniyor...


İlgili Makaleler