Genetiği Değiştirilmiş Besin Nedir?TOBB ETÜ Hastanesi Oluşturuldu: 2016-03-17 14:36:41
Görüntü Sayısı: 3572

Genetiği Değiştirilmiş Besin Nedir?

Bir canlının gen diziliminin değiştirilmesi ya da ona kendi doğasında bulunmayan bambaşka bir karakter kazandırılması yoluyla elde edilen canlı organizmalara “Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar”, kısaca GDO adı verilir.

Genetiği Değiştirilmiş Besin Nedir?

Ülkemizde….

Türkiye’de iç piyasada işlenerek ürün halinde pazara sürülen hammadde veya yurtdışından ithal edilen işlenmiş ürünlerin önemli bir kısmının GDO içeriğine sahip olduğu ileri sürülmektedir. Özellikle mısır ve soyanın büyük bir kısmı ABD ve Arjantin’den ithal edilmiş olup neredeyse tamamının GDO içerikli olduğu iddia edilmektedir.


Neden GDO'ya Gereksinim Duyuluyor?


Bitkilerde bu teknoloji uygulamaları ürün kalitesini, zararlı organizmalara direnç gelişimini ve besinin özel dokusu özelliklerini geliştirmek amacıyla yapılmaktadır. Genetik değiştirme çalışmaları mısır, pamuk, patates vb. bitkisel ürünlerde zararlılara dayanıklılık; soya, pamuk, mısır, kolza, çeltik vb. bitkisel ürünlerde yabani ot ilaçlarına dayanıklılık; patates, çeltik, mısır vb. bitkisel ürünlerde viral bitki hastalıklarına dayanıklılık; ayçiçeği, soya, yerfıstığı vb. bitkisel ürünlerde bitkisel yağ kalitesinin artırılması; domates, çilek vb. bitkisel ürünlerde olgunlaşmanın geciktirilmesi ve dolayısıyla raf ömrünün uzatılması; domateste aromanın artırılmasına yönelik olarak kullanılmaktadır.


Genetiği değiştirilmiş hayvanların yiyecek amaçlı kullanımında ise et verimlerinin artırılması, büyüme hormonu üretimini teşvik eden genin aktarılarak ineklerde süt üretiminin artırılması, peynir üretimi için kazein miktarının artırılması veya laktoza duyarlı tüketiciler için laktozun sütten çıkarılması gibi süt içeriğinin değiştirilmesi gibi faydalar sağlanabilir. Ayrıca düşük kolesterollü yumurta üreten kümes hayvanları elde edilebilir.


Genetiği Değiştirilmiş Besinlerin (GDO) Potansiyel Faydaları Nelerdir ?


GDO’lu besinlerin besin kaynağı bulmada hayatı kolaylaştırdığı, dünya popülasyonunun giderek büyümesi sonucu gerekli olan gıdalara ulaşımı kolaylaştırdığı düşünülmektedir.

Ayrıca bitkisel ürünlerin daha lezzetli, daha güvenli, daha verimli, daha besleyici, uzun ömürlü faydalı bitkisel ve hayvansal ürünlerin, endüstriyel olarak potansiyel faydalara sahip olacağını düşünülmektedir.


Besin Kalitesinin ve Sağlığa Yönelik Faydalarının Artırılması


Gen aktarım teknolojisi ile protein kalitesi ve besinin amino asit içeriklerinde artış sağlanabilmektedir. Tahıllarda çok az bulunan lisin miktarının artırılması ile tahıllar kaliteli protein içeriğine kavuşabilmektedir. Et, süt ürünlerinin üretiminde besinlerinin bazı önemli amino asitlerle zenginleştirilmesi mümkün olabilmektedir. Aynı zamanda çeşitli gıdalardaki protein kullanımının genişlemesiyle organoleptik yani tat ve haz veren kaliteyi de içeren fonksiyonel özelliklerin artırılması mümkündür.


Beslenmede iyi bir protein kaynağı olan balığın daha kısa periyotta daha iyi büyümesi sağlanarak ucuz olarak üretimi gerçekleştirilebilmesi amaçlanmaktadır.

GDO’ların karbonhidrat içerikleri artırılarak ketçap, domates sosu vb. yapmak için gıda işlemede kullanılacak domateslere yoğun içerik kazandırılabilmektedir. Yine GDO tekniği ile üretilen nişasta içeriği artırılmış patatesleri ile kızartma işlemi sırasında daha az yağ çeken, pişirme süresi ve maliyeti azaltılmış patates üretimi sağlanmıştır.


Ürünlerin besin kalitesi dışında sağlığa yönelik faydalarını artırmak için de GDO üretimi yapılmaktadır. Önemli bir anti-oksidant olan “likopen” genetiği değiştirilmiş domates, domates ürünleri ve biberde bol miktarda bulunmaktadır.

Doymuş yağ oranı düşük ve doymamış yağ oranı daha yüksek olan yağlar, sağlık açısından önemli olup kızartma ve diğer işlemlerde kullanılan yüksek sıcaklığa dayanıklıdır. Bu amaçla yaygın olarak kullanılan kanola, soya, ayçiçeği ve yer fıstığı gibi bitkisel sıvı yağlardaki doymamış yağ asidi düzeyini daha da artırmak için bu bitkilerin genetiği değiştirilebilmektedir.


Genetiği Değiştirilmiş Besinlerin Potansiyel Zararları Nelerdir?


İnsanların gıdası olarak tüketilecek besinlerde; GDO uygulanması sonucu istenmeyen neticeler olabileceği düşünülmektedir. Ayrıca organizmaya yerleştirilen yeni genin özellikleri, insanlar için alerjik reaksiyonlara neden olabilir veya mevcut alerjik reaksiyonları şiddetlendirebilir.


Gıda ürünlerine aktarılan transgenler, bazı besin değerlerinin düzeyini artırırken diğerlerinin düzeyini azaltarak tahmin edilmeyen bir şekilde gıdaların besinsel özelliklerini değiştirebilirler. Bu durum GDO'lu ürünler ve geleneksel eşdeğerleri arasında farklılığa neden olur. Genetiği değiştirilmiş ürünlerin sağlık üzerinde, özellikle uzun dönemde meydana getirebilecekleri etkiler üzerinde henüz net bilgi bulunmamaktadır. Bu nedenle GDO’ların sağlık açısından riskleri göz önüne alınarak etiketleme yoluyla tüketicilerin bilgi edinme ve seçme hakkının sağlanması gerektiği düşünülmektedir.


GDO'lu ürünlerin gıda güvenirliği değerlendirildiği zaman GDO ürün türevli gıdalardaki DNA’nın insana gen transferi olması ve bunun insan sağlığı için sonuçları önemli bir konudur. Gıda ürünlerine aktarılan genlerin insan bağırsak mikroflorasında nasıl konumlanacağı ve insanın genetik yapısında bir değişim yapıp yapmayacağı ve bunun sonuçlarının ne olacağı önemli bir sorudur.


Mısır ve soyadan üretilen yağ, un, nişasta, besinlerin etiketlerinde okuduğunuz glikoz şurubu, sakkaroz, fruktoz gibi karbonhidratları içeren gıdalar; bisküvi, kraker, pudingler, bitkisel yağlar, bebek mamaları, şekerlemeler, çikolata ve gofretler, mısır ve soyayı yem olarak tüketen tavuk ve benzeri hayvanlardan elde edilen gıdalar GDO’lu olma riski taşıyan tarımsal ürünlerin başında gelmektedir. Bu ürünlerin özellikle insan sağlığı üzerinde kısa ve uzun dönemde oluşturacağı etkiler ise yeterince bilinmemektedir. Ayrıca bu ürünlerin genetik çeşitliliği tehdit etmesi durumunda geri dönüşü olmayan bir sürece de girilmiş olacaktır.


BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ??

Temel besin maddelerinden biri olan pirinç, vitamin açısından zengin bir besin değildir. Pirince beta karoten (provitamin A) üreten genlerin aktarılması bu pirincin tanelerini parlak sarı-yeşil renkte yapmaktadır ve bu ürüne “altın pirinç” adı verilmiştir.


Merve BAŞARAN

Özel TOBB ETÜ Hastanesi

Beslenme ve Diyetetik Uzmanı

mbasaran@tobbetuhastanesi.com.tr



Bu yazı TOBB ETÜ Hastanesi tarafından yazıldı ve 3572 kere izlendi.


Yorumlar

Yükleniyor...


İlgili Makaleler