ÇOCUKLARDA BÜYÜMENİN İZLENMESİ VE AŞI TAKİBİUzm. Dr. Yelda Mumcu Oluşturuldu: 2016-03-24 07:45:38
Görüntü Sayısı: 9457

ÇOCUKLARDA BÜYÜMENİN İZLENMESİ VE AŞI TAKİBİ

Çocukların hastalıklarını sadece tedavi edici hekimlik ile önlemek mümkün değildir. Bugün için bütün dünyada koruyucu hekimlik giderek önem kazanan bir konu olmuştur. Koruyucu hekimlik anne karnından başlayarak 18 yaşın sonuna kadar devem eden bir süreçtir.

ÇOCUKLARDA BÜYÜMENİN İZLENMESİ VE AŞI TAKİBİ

Düzenli gebelik izlemi, genetik danışmanlık, uygun doğum koşulları, yenidoğan bakımı, tarama testleri, anne sütüyle beslenme, ek gıdaların başlanması, aşılama, psikomotor gelişim, büyümenin izlenmesi, annelerin bilinçlendirilmesi ve çocukların eğitimi koruyucu hekimlik kapsamına girmektedir.

Çocuk sağlığı ve hastalıkları doktorlarının esas amacı çocukların sağlıklı büyüme ve gelişmesi açısından kendi potansiyellerini kazanmasını ve olgun bir erişkin olmasını sağlamaktır. Bunun esas yolu çocukların belli aralıklarla düzenli olarak izlenmesidir. Çocukların düzenli takip edilmesi çocuk ölümlerini azaltır, hastalıkları, sakatlıkları önler, çocukların genetik olarak sahip oldukları büyüme ve gelişmeyi yakalamasına ve sağlıklı üretken erişkinler olmasını sağlar.

BÜYÜMENİN İZLENMESİ

Büyüme anne karnında döllenme ile başlayan ve adölesan döneminin sonuna kadar devam eden bir süreçtir. Büyüme potansiyeli çocuğun genetik yapısına, hormonal yapıya, çevresel (beslenme) faktörlere ve psikososyal etmenlere bağlı olarak farklılık gösterebilmektedir. Ayrıca sağlıklı bir büyüme için vücuttaki tüm organların da (kalp, akciğerler, böbrek) sağlıklı olarak çalışması gerekmektedir. Büyüme iki dönemde gerçekleşir. Birincisi anne karnında intrauterin dönemdeki büyüme, diğeri bebek doğduktan sonraki büyümedir. Anne karnında bebeğin büyümesi anneye ve bebeğe ait faktörlere bağlı olarak farklılık gösterir. Doğumdan sonraki büyümede ise bebeklerin ve çocukların büyüme hızları farklı yaş dönemlerinde farklı hızlarda seyreder. Doğum sonrası süreçte büyüme süt çocukluğu, çocukluk çağı ve ergenlik olarak üç dönemde izlenir. Her bir dönemde büyüme hızı farklılık gösterir. Süt çocukluğu döneminde büyüme çocukluk çağından farklıdır ve bu dönemde beslenmenin büyüme üzerine etkisi fazladır.

Büyümenin izlenmesi çocuk sağlığı ve hastalık bölümünün en önemli pratiklerinden biridir. Bir çocuk hangi nedenle doktora gelirse gelsin mutlaka büyümesi değerlendirilmelidir. Böylece o anki gelişim ve beslenme düzeyi saptanabildiği gibi daha önceki ölçümlerle kıyaslanarak zaman içinde beklenen hızda büyümenin olup olmadığı veya beslenmenin düzenli yapılıp yapılmadığı kontrol edilir. Bunun için ölçümlerin son derece dikkatli ve doğru yapılması gerekmektedir. Bir çocuğun sağlığını olumsuz etkileyen herhangi bir durum onun büyüme gelişmesini olumsuz olarak etkileyeceği için çocuların büyümesi düzenli aralıklarla mutlaka takip edilmelidir. Çocuğun büyümesinin normal sınırlar içerisinde seyrettemesi onun sağlığının iyi olduğunun bir göstergesidir.

Çocukların büyümesinin izlenmesinde düzenli aralıklarla yapılan vücut ölçümleri (antropometrik ölçümler) kullanılır. Vücut ağırlığı, boy ve baş çevresi ölçümleri en sık kullanılan antropometrik ölçümlerdir. Bu ölçümlerin yapılması zor değildir. Ama mutlaka titizlikle ve doğru bir şekilde yapılmalıdır. Tek bir ölçümden daha çok takip eden ve düzenli aralıklarla yapılan ölçümler daha güvenilirdir. Değişik kişiler ve değişik aygıtlarla yapılan ölçümlerde hata oranı yüksektir. Bu nedenle bir çocucuğun büyüme parametreleri mümkün olduğunca aynı kişi tarafından ve uygun aygıtlarla yapılmalı, düzenli aralıklarla doktor kontrolleri gerçekleştirilmelidir. Genel olarak çocukların poliklinik takipleri doğumdan sonraki ilk 24-48 saatten sonra 5. ve 15 günlerde, ilk 6 ay aylık,6-24 ay arasında 3 ay, 2-3 yaş arası 6 ay arayla 3 yaştan sonra isee yıllık olarak yapılmalıdır.

Atropometrik Ölçümlerin Yapılışı

Vücut Ağırlığı Ölçümü: En sık kullanılan antropometrik ölçümdür. Tartı işlemi öncesinde tartının kalibrasyonu doğru, koyulduğu yüzey düzgün olmalıdır. Bebeklerin ve küçük çocukların ölçümleri yatarak veya oturarak bebek terazilerinde yapılır. Bebek tartılacağı zaman mutlaka çıplak olmalıdır. 2 yaş sonrasında çocuklar ayakta basküllerde tartılabilir. Yenidoğan bir bebeğin ortamla ağırlığı 3200-3300 gr dır. Doğumdan sonra 4. Ayda 2 katına, 1 yaşta 3 katına ulaşır. Vücut ağırlığı kısa zaman içinde çok büyük değişiklikler gösterdiği için büyümenin izlenmesinde çok duyarlıdır. Çocuğun yaşına göre ağırlığı hem kısa süreli hem de uzun süreli beslenme bozukluğundan etkilendiği için hem o anki hem de geçmişteki beslenme durumunu gösterir.

Boy Ölçümü :Boy ölçümü 2 yaşa kadar olan çocuklarda yatarak baş-ayak tahtası aletleriyle yapılır. 2 yaşından sonra boy ölçümü ayakta yapılabilir. Ayakta yapılan ölçümler yatarak olan ölçümlere göre 2 cm kısa çıkabilir. Yenidoğan bir bebeğin boyu yaklaşık 50 cm dir. İlk 1 yıl içerinde 25 cm, 1-2 yıl arasında 12 cm, 2-3 yaş arasında 9 cm, 3-5 yaş arasında 7 cm uzar. Daha sonra puberteye kadar 5-6 cm artışlar gösterir. Boy uzaması yetersiz beslenme ve enfeksiyonların uzun sürdüğü durumlarda etkilenir. Bu nedenle hastanın o andaki değil geçmişteki genel sağlık durumunun göstergesidir.

Baş Çevresi : Baş çevresi ölçümü başın en geniş yerinden ve esnemeyen bir mezura kullanılarak yapılır. Alın ortasından ve başın arka kısmının en çıkıntılı yerinden geçecek şekilde ölçülür. Ölçüm yapılırken baş sabit tutulmalı mezur kulakların altından geçmeli ve başın herhangi bir yerinde şişlik varsa dikkatli ölçüm yapılmalıdır. Doğumda bebeklerin baş çevresi ortalama 34-35 cm dir. Hayatın ilk 1 yılında baş çevresindeki artış belirgindir. Çocuk 2 yaşına geldiğinde erişkin baş çevresinin%90’nına ulaşmış olur.

Büyümesinin doğru bir şekilde değerlendirilebilmesi için çocuğun bulunduğu toplumdaki sağlıklı çocuklardan yapılan ölçümlerden oluşturulmuş büyüme eğrilerinden yararlanılır. Boy ,ağırlık ve baş çevresi için ayrı ayrı standart büyüme eğriler bulunmaktadır. Ayrıca erkek ve kız her iki cins için farklı büyüme eğrileri kullanılır. Türk çocuklarında Prof. Dr. Olcay Neyzi ve arkadaşları tarafından oluşturulmuş olan, cinse ve yaşa göre ağırlığın, boyun ve baş çevresinin değerlendirilmesini sağlayan büyüme eğrileri kullanılır. Tablo 1-2-3-4 Büyüme eğrilerinin yatay eksenine yaş, dikey eksenine ise ölçüm değerleri konur. Standart büyüme eğrileri % 3-10-25-50-75-97 arasında değişir. % 3-97 arası değerler normalin alt ve üst sınırı olarak tanımlanır.

Bir çocuğun muayenesi ve antrpometrik ölçümleri yapıldıktan sonra elde edilen değerler büyüme eğrisi üzerinde işaretlenir. Tabiki önce kronolojik yaşı hesaplanır. Daha sonra yaşına uygun olarak standart büyüme eğrilerine bakılarak uygun işaretleme yapılır. Düzenli aralıklarla yapılan ölçümler standart büyüme eğrileri üzerine işaretlenir ve bunlar birleştirilir. Böylece çocuğun büyüme eğrisi ortaya çıkmış olur. Normalde çocuğun büyüme eğrisi %3-97 arasında seyreder ve standart eğrilere paralel gider. Büyüme eğrisinin alt ve üst sınırlar dışında kalması veya yatık, düz ve aşağı doğru eğimli olması patolojik bir durum olduğunu gösterir. Büyümenin değerlendirilmesi beslenme yetersizliği (düşük kilo, kısa boy) veya fazla kilolu vakaların belirlenmesini sağlar. Büyümenin düzenli takip edilmesi ise malnutrüsyon gelişmeden büyüme duraksamasını, obezite gelişmeden aşırı hızlı kilo alımını saptamaya yarar. Böylece erken müdahaleye olanak sağlar. Ayrıca doğru beslenmeyi destekler, bakım veren kişinin eğitimini sağlar. Bunun dışında büyümesi düzenli aralıklarla takip edilen çocuğa diğer koruyucu hekimlik hizmetleri sunulmuş olur.

AŞI TAKİBİ

Çocuk sağlığı izleminde koruyucu hekimlik hizmetleri içerisinde en önemli olanlardan biri de aşılamadır. İnsanlık tarihinde aşılama insan sağlığının iyileştirilmesinde en önemli adımlardan biri olmuştur. Aşılama bireyleri hastalıklardan ve neden olan komplikasyonlarından korur. Ayrıca hastalığa neden olan mikroorganizmaların yayılmasını önleyerek aşılanmamış bireyleri ve toplum sağlığının da korunmasını sağlar. Bugün bütün dünyada aşılama ile her yıl 3 milyon çocuğun hayatı kurtulmaktadır. Kısacası aşı ile bağışıklama 20. yüzyılın en önemli sağlık zaferidir.

Virüs, bakteri vb. mikropların hastalık yapma yeteneklerinden arındırılarak ya da bazı mikropların salgıladığı zehirlerin etkisinin ortadan kaldırılarak sağlam kişilere verilmesi için geliştirilen biyolojik maddelere aşı denir. Aşıların etki mekanizması doğal hastalığa benzer, her ikisi de bağışıklık sistemini uyarır, vücuda girmiş olan mikrobu tanır ve hafıza oluşturur. Daha sonra aynı mikrop vücuda yeniden girdiğinde bağışıklık sistemi onu tanır ve hastalık yapmasına fırsat vermeden yok eder. Aşıların koruyucu etki gösterebilmesi için uygun dozda, uygun yaşlarda ve belirli aralıklarla yapılması gerekir

Aşılar başlıca canlı ve inaktive aşılar olmak üzere iki şekilde sınıflandırılabilir. Canlı aşılar, bir virüs ya da bakterinin hastalık yapma özelliğinin ortadan kaldırılması, ancak vücutta çoğalma ve bağışıklık oluşturma yeteneğinin korunmasına dayanır (kızamık, kızamıkçık, kabakulak, OPV, suçiçeği, BCG aşıları gibi). İnaktive aşılar ise virus ya da bakterinin tamamı (boğmaca, influenza, hepatit A, IPV gibi) veya bir kısmı (hepatit B, influenza, aselüler boğmaca, difteri, tetanoz gibi) kullanılarak hazırlanırlar. Aşıların içinde antijenler dışında süspansiyon sıvıları, stabilize edici ve koruyucu maddeler ile immunojeniteyi artıran adjuvanlar da bulunur.

Çocukluk Çağında Uygulanan Aşılar

BCG (Verem Aşısı) : Verem enfeksiyonuna karşı koruyan canlı bir aşıdır. 2. ayda yapılır, Deri içine yapılan tek aşıdır. Deri içine aşı uygulaması teknik bir deneyim gerektirdiğinden bu konuda sertifikası olan sağlık çalışanı tarafından uygulanmalıdır. BCG aşısı sol omuza yapılır. Aşıdan 6-8 hafta sonra aşı yerinde ufak bir kızarıklık oluşur. Aşı ilk 3 ayda yapılmadıysa ilk 6 ay içinde PPD kontrolü yapılmadan, 6 aydan sonra PPD yapılarak (negatifse) BCG yapılır.

DBaT (Difteri Boğmaca Ttetatnoz ) Difteri boğmaca tetanoz aşısı karma aşı olarak adlandırılır. İnaktif bir aşıdır . İnaktif çocuk felci ve hemoflius influenza ile beraber 5 li karma aşısı olarak yapılır. 2. 4. 6. Ve 18 ayda uygulanır. İlkokul 1 . sınıfta 4’lü karma olarak (DBT- IPV) ve 8 sınıfta tetanoz difteri (Td) olarak rapel dozları uygulanır. Kas içine yapılır. Aşıya bağlı ilk gün başlayan ve 1-2 gün süren ateş ve aşı yerinde ağrı, şişlik olabilir.

Çocuk Felci Aşısı: Çocuk felci polio virusu ile meydana gelen bir enfeksiyondur. Erken yaşlarda gelişen önemli bir sakatlık nedenidir. Aşının canlı (OPA) ve inaktif (IPV) olarak 2 tipi vardır. İnaktif aşı karma aşı ile birlikte 2-4-6 ve 18 ayda kas içine uygulanır. 6 yaşta rapel dozu uygulanır. Canlı aşı ise ağız yoluyla 6. ve 18. aylarda uygulanır. Çocuk felci dünyadan eredike edilmesi gereken hastalıklar arasındadır. Ülkemizde en son çocuk felci vakası 1998 de görülmüştür.

Hepatit B Aşısı: Tüm yenidoğanlara Hepatiti B aşısı doğumdan hemen sonra ya da hastaneden çıkmadan önce yapılır. Takiben 1. Ve 6 ayda tekrar dozları yapılır. Kas içine uygulanır. İnaktif bir aşıdır. Ülkemizde hepatit B taşıyıcılığı %10 dur. Hepatit B enfeksiyonu olanlarda ileride siroz ve karaciğer yetmezliği gelişebilmektedir. Kronik hepatit B taşıyıcılığını önlemek için doğumda yenidoğanların aşılanması çok önemlidir. Bu nedenle annede hepatit B taşıyıcılığı varsa bebeğe doğumda aşı ile birlikte ilk 12 saat içerisinde hepatit B immunglobulin koruyucu antikoru yapılmalıdır. Yan etki olarak aşıya bağlı yapılan yerde ağrı, nadiren ateş, baş ağrısı ve halsizlik gelişebilir.

Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak Aşısı: 12. ayda KKK aşısı yapılır. Cilt altı uygulanır. Canlı bir aşıdır. 4-6 yaş arasında 2 . doz rapeli yapılır. KKK yapılan çocukların ateşi 5-7 gün sonra ortaya çıkar. %5-10’ununda 39 veya üstü ateş görülebilir. 1-2 gün sürer. Bazı çocuklarda 7-10 gün sonra geçici döküntüler görülebilir.

H. İnfluenza tip B: 5 yaştan küçük çocuklarda zaturre, menenjit, otit ve gırtlak iltihabına yol açan hemofilius influenza tip B ye karşı geliştirilmiş bir aşıdır. Kas içine uygulanır. İnaktif bir aşıdır. Genellikle karma aşı içerisinde uygulanır. 2-4-6 ay ve 18 aylarda yapılır. 5 yaş üstüne uygulanmasına gerek yoktur. Aşı sonra ateş huzursuszluk, aşı yerinde ağrı, kızarıklık olabilir.

Pnömokok Aşısı: Çok sayıda tipi olan pnömokok bakterisi zature, menejit ve orta kulak iltihabı gibi enfeksiyonlara yol açabilir. En sık görülen 13 tipine karşı geliştirilmiş aşı 2-4-6 aylarda uygulanır. 12.. rapel dozu yapılır. İnaktif bir aşıdır. 5 yaş üzerine rutin uygulanmaz. Yan etki olarak ateş ve huzursuzluk,aşı yapılan yerde lokal şişlik ve kızarıklık olabilir.

Suçiçeği Aşısı: Suçiçeği enfeksiyonuna karşı koruyucu canlı bir aşıdır.1 yaşından itibaren yapılabilir. Kas içine uygulanır. Aşıdan 9-10 gün sonra hafif ateş ,döküntü olabilir.

Hepatit A (HAV) : Bulaşıcı hepatit A enfeksiyonlarına karşı koruyucudur.18 – 24 aylarda 6 ay arayla iki doz yapılır. Kas içine yapılır. %20 oranında aşı yerinde ağrı şişlik, %10 baş ağrısı olabilir.

İnfluenza Virüs Aşısı

Grip aşısı risk faktörü olan çocuklara 6 ay ve üzerine önerilir, her yıl uygulanır. İnaktif bir aşıdır.

Risk grupları: Astım, kistik fibroz gibi kronik akciğer sorunları, hemodinamik açıdan önemli sorunlar yaratan kalp hastalığı, bağışıklık sistemini zayıflatan hastalıklarda, HİV infeksiyonu Orak hücre anemisi Romatoid artrit, Kawasaki gibi uzun süreli aspirin kulanımı gerektiren hastalıklar, kronik böbrek yetersizliği, şeker hastalığı gibi kronik metabolik hastalıklardır.

8 yaş altında ilk kez yapıldığında 1 ay arayla 2 doz yapılır ve 9 yaş ve üzerinde veya tekrar dozlarında bir doz yapılır. 6-36.ayda yarım doz (0.25 ml), 3 yaş ve üzeri tam doz 0.5 ml uygulanır. Aşı uygulaması her yıl Eylül-Kasım ayları arasında yapılır.

Yan etki olarak aşı sonrası yapılan yerde ağrı şişlik kızarıklık olabilir. Ayrıca %1 ‘den az ateş titreme ve kas ağrısı görülebilir.

Rota Aşısı İlk 5 yaşta akut ishale yol açan rota virüsüne karşı koruyucu bir aşıdır. Rota enfeksiyonu ateş kusma ishal ve su kaybı ile seyreder. Kusma1-2 gün ishal 5-8 gün sürebilir. Rota aşısı canlı bir aşı olup ağız yoluyla verilir. Aşı tipine göre 2. Ve 4. ayda iki doz veya 2-4-6 . aylarda 3 doz olarak uygulanabilir. Aşı yan etkisi olarak çok hafif bir ishal ve ateş görülebilir.

Human Papiloma Virus Aşısı (HPV): Kadınlarda görülen rahim ağzı kanserine karşı koruyucu bir asıdır.11-15 yaş arasındaki kız çocuklarına 3 doz halinde yapılır. 0-2-6 aylarda yapılır. İnaktif bir aşıdır. Yan etki olarak ateş, aşı yapılan yerde ağrı, kızarıklık, şişlik, kaşıntı olabilir

Menenjit Aşısı : Bu aşı diğer menenjit aşılarından faklı olarak Neiseria menenjiditis adlı mikrorganizmanın yaptığı menenkokosemi hastalığına karşı koruma sağlar. Menenkok hastalığı belirli dönemlerde salgınlar yapan , 24 saat içerisinde %50 oranında ölümle sonuçlanan ağır bir hastalıktır. 2 yaş altında 3 ay arayla iki doz, 2 yaş üzerinde ise tek doz uygulanır. En sık görülen yan etkileri ateş, huzursuzluk, ağlama ve aşı yerinde şişlik kızarıklıktır.

Aşıların yapılmaması gereken durumlar çok nadirdir. Bunlar aşı kontraendikasyonları olarak adlandırılır. Kesin kontraendikasyon durumlarında aşı yapılmaz. Aşının kendisine veya içerisindeki bileşenine karşı anaflaktif reaksiyon (ciddi allerji) gelişmesi, ateşli veya ateşsiz ağır hastalık durumunda aşı dozu yapılmaz. Bunun dışında canlı aşılar gebelik ve bağışıklık sisteminin yetersiz olduğu durumlarda, DBT aşısı ise önceki doz sonrasında ensefalopati gelişen hastalarda yapılmaz. Bunun dışında aşı şemasından sapmamak için çoğu durumda aşılama programına devam edilmelidir. Hafif ateşli hastalılar, antibiyotik kullanımı, kronik kalp, akciğer, böbrek karaciğer hastalığı, nörolojik hastalıklar, prematürite, yenidoğan sarılığı konvülzyon geçirme öyküsü, ameliyat öncesi ve sonrası, beslenme yetersizliği vb durumlar aşılamaya engel değildir.

Aşı uygulamaları ve aşı takvimlerinin oluşturulması dinamik olaylar olduğundan çocuk sağlığının korunmasında önder olan kurum ve kuruluşlar ülkenin kaynakları ve şartları doğrultusunda, aşı takvimi önerilerini ve geliştirilmesini sağlamaları gerekmektedir. Buna bağlı olarak her ülke kendi koşullarına uygun bir aşı takvimi hazırlamaktadır. Ülkemizde de Sağlık Bakanlığı epidemiolojik, ekonomik ve sosyal verilere göre uygun bir aşı takvimi uygulamaktadır. (Tablo 2013 Aşı takvimi) .Sağlık Bakanlığı rutin aşı programı dışında kalan aşıların (Grip,rota, menengekok, HPV aşıları) yapılma zorunluluğu yoktur. Ama bu aşılar ailenin doğru bilgiler ışığında bilgilendirilmesi ile isteğe bağı olarak uygulanmalıdır.

Sonuç olarak aşısı bulunmuş bir hastalığa karşı aşı olmak her çocuğun hakkıdır; bu hak engel1enmemeli, herkes aşısı varolan hastalıklar açısından bilgilendirilmeli ve aşılanma yapılmalıdır.

VQxQ6Q.png


Bu yazı Uzm. Dr. Yelda Mumcu tarafından yazıldı ve 9457 kere izlendi.


Yorumlar

Yükleniyor...


İlgili Makaleler