YAZ AYLARINDA SIK GÖRÜLEN BİR HASTALIK: İSHALUzm. Dr. Şahika Baysun Oluşturuldu: 2016-03-24 08:26:57
Görüntü Sayısı: 8059

YAZ AYLARINDA SIK GÖRÜLEN BİR HASTALIK: İSHAL

Yaz aylarında sıcaklık artışı nedeniyle buharlaşma ve terleme şeklinde çok miktarda sıvı kaybederiz. Bu kaybedilen sıvıyı yerine koymak, susuzluğu gidermek için alınan, temizliğine dikkat etmeden tüketilen her türlü içecek, özellikle kaynağı bilinmeyen, açıkta satılan veya dağıtılan, denetimsiz içme suları ve bu sularla yıkanmış sebze, meyveler ishalin yaz aylarında daha sık görülmesinin nedenleridir.

YAZ AYLARINDA SIK GÖRÜLEN BİR HASTALIK: İSHAL

Yaz aylarında piknik yapanlar, bulundukları bölgenin pınar veya çeşme sularını içme suyu olarak kullanırlar. Oysa bu sulara insan veya hayvan dışkısının ya da atıklarının karışmış olması, suyu kirletir. İçme suyu olarak kullanılmasa bile, kirli su ile yıkanmış sebze ve meyvelere de mikrop bulaşır. Özellikle çiğ olarak ve kabuğu soyulmadan yenilen yiyecekler daha çok risk taşır. İçeceklerin içine atılan ve temiz olmayan sulardan hazırlanan buzlar da bağırsak enfeksiyonlarına neden olur.

Diğer yandan artan sıcaklık nedeniyle yiyecekler de daha çabuk bozulur. Sıcak ortamda veya açıkta kalan yiyecekler üzerinde üreyen mikroplar nedeniyle besinler bozulur. Sütlü ve mayonezli yiyecekler, et, krema, yumurta diğer besinlere göre daha kolay bozulma riski taşır. Açıkta satılan veya otel-tatil köyü gibi yerlerde "açık büfe"lerde uygun olmayan sıcaklıkta ve uzun süre açıkta sergilenen yiyeceklerde mikroplar çoğalır. Bu gıdaların yenmesi ile besin zehirlenmesi tablosu ortaya çıkar.

Yiyecek ve içeceklerle, ağız yoluyla vücuda alınan mikroplar, mide ve bağırsak sisteminde genellikle önce bulantı, kusma ve ardından dışkı sayısında artma, sulu dışkı ve bazen de ateş gibi bulgulara neden olurlar. İshal , vücudun su ve tuz kaybına neden olur. Kaybedilen su ve tuz, kusma veya yeterince yiyip içememe nedeniyle yerine konamaz ise ağızda kuruma, ciltte kuruluk, halsizlik, dalgınlık, ateş oluşabilir. İshalin kanlı olması, şiddetli karın ağrısı, idrar miktarında azalma, çocuğun ağlarken gözyaşının olmaması, ağızdan sıvı gıdaların bile alınamaması, sık kusma, yüksek ateş, çok sık ve fazla miktarda ishal, ağız kuruluğu, kilo kaybı, aşırı susuzluk hali çocuğun hastaneye getirilmesini gerektirir. Sıvı kaybı fazla ise serum takılması gerekebilir.

Genellikle ağır olmayan durumlarda ishal 3-6 gün sürer, ama cıvık kaka bir süre daha devam edebilir. Çocuğun genel durumu iyi, ağızdan sıvı alımı yeterli ise bu durum sorun teşkil etmez.

İshalin tedavisi vücudun kaybettiği su ve tuzların yerine konmasıdır. Her sulu dışkılama sonrası su veya rehidratasyon sıvılarının verilmesi, tuz içerikli gıdaların( tuzlu ayran ...), potasyumdan zengin gıdaların (haşlanmış patates, muz, elma...) verilmesi uygun olur. İshali kesen ilaçlar kullanılmamalıdır. Dışkı incelemesi veya kültüründe tespit edilen parazit veya bazı bakteriler için ilaç tedavisi gerekir.

Hafif ishallerde sütün kesilmesine gerek yoktur. Anne sütü alan bebeklerde sık aralıklarla emzirmeye devam edilmelidir. Daha büyük çocuklarda ishali artırmayacak, az yağlı, potasyumdan zengin bir diyet uygulanabilir (yoğurt, ayran, az yağlı makarna, haşlanmış patates, beyaz peynir, ekmek...). İshal sırasında gazlı içecekler, soda, yağsız süt gibi içeceklerin kullanımı uygun değildir.

İshalden korunmak için yiyecekler mutlaka buzdolabında saklanmalı, açıkta satılan veya sergilenen yiyeceklerden kaçınılmalıdır. Elektrik kesintileri de yaz aylarında besinlerin bozulmasında rol oynar. Özellikle hazır dondurma gibi soğukta saklanması gereken yiyeceklerin elektrik kesintisi nedeniyle bir süreliğine ısınması bu besinlerdeki mikropların çoğalmasına ve hastalık yapmalarına neden olur. Açıkta satılan dondurmalar da güvenli yerlerden alınmalıdır.

İshalden korunmanın en önemli yolu el temizliği yani EL YIKAMADIR. Kirli ellerle hazırlanmış veya kirli ellerle tutulup yenilmiş yiyeceklerden çok az miktarda tüketilmesi bile ishale neden olabilir. Bu nedenle çocuklarımıza el yıkama alışkanlığının kazandırılması çok önemlidir.


Bu yazı Uzm. Dr. Şahika Baysun tarafından yazıldı ve 8059 kere izlendi.


Yorumlar

Yükleniyor...


İlgili Makaleler