KANSERLE MÜCADELEDE YALNIZ DEĞİLSİNİZDr. Nilgün Doğu Oluşturuldu: 2016-03-28 11:18:04
Görüntü Sayısı: 4355

KANSERLE MÜCADELEDE YALNIZ DEĞİLSİNİZ

Son yıllarda sıklığı giderek artan ve çağın hastalıkları arasında yer alan kanser; vücuttaki herhangi bir doku ya da organda hücrelerin kontrolsüz çoğalması olarak tanımlanmaktadır. Geçmiş bilgilerimizin aksine kanserle mücadele günümüzde artık mümkün hale gelmiş ve kanser, tedavi edilebilir hastalıklar arasında yer almaya başlamıştır. Bu durum, sayısı her geçen gün artan araştırmalar sonucu geliştirilen sağlık teknolojileri ve ilaçlar sayesinde olmuştur.

KANSERLE MÜCADELEDE YALNIZ DEĞİLSİNİZ

Tüm bu olumlu gelişmelere rağmen geçmiş olumsuz önyargılar nedeniyle kanser tanısı almak ve bu hastalıkla mücadele etmek pek çok birey için fiziksel ve psikososyal sorunları da beraberinde getirebilmektedir. Kanser hastaları için tedavi süreci, farklı organ ve dokulardaki kanserler için değişiklik gösterir. Ancak temel olarak; cerrahi tedavi, kemoterapi (ilaç tedavisi) ve radyoterapiden (ışın tedavisi) oluşmaktadır. Tedavide amaç kanserli hücrelerin ortadan kaldırılmasıdır. Uygulanan tedavilerin başarısı her geçen gün artsa da kullanılan ilaç ve yöntemlerin vücuttaki diğer hücreleri de etkilemesi nedeniyle tedavi süreci uzayabilmektedir. Hastalar uygulanan ilaçlar nedeniyle halsizlik, bulantı, kusma, iştahsızlık, saç dökülmesi gibi fiziksel sorunlar yaşayabilirler. Bunların yanında, hastalığa ilişkin olumsuz düşünceler, aile içi ilişkilerde değişiklik, iş kaybı, uzun süre hastanede kalma, tedavi masrafları gibi nedenlerle ruhsal, sosyal ve ekonomik pek çok sorunla mücadele etmek durumunda kalabilmektedirler.

Paylaşmak Güzeldir…

Hiç kimse kendisine ya da sevdiklerine; adını duymaktan hep korktuğu, başına hiç gelmez sandığı, filmlerin kötü hastalığı “kanser”i yakıştıramaz. Beklenmedik bir anda başınıza geldiğinde hissettiğiniz duygu karmaşasının içinde; biraz şaşkınlık, biraz öfke, bolca korku ve çaresizlik vardır. Çaresizliğin kardeşi umutsuzluktur ki, umutsuzluk kanserle mücadelede en büyük düşmandır.

Şaşkınlığın ömrü kısadır. Durumu kabullenmeye başladığınızda öfkeniz, öğrenmeye başladığınızda korkunuz azalacaktır. Ancak kanserle mücadele uzun bir yoldur ve bu yolda umutsuzluğa kapılmak, çevrenizden uzaklaşmak, sizi hayata bağlayan kişilerden ve uğraşlardan uzak kalmak bu yolu daha da uzun ve zorlu hale getirecektir. İşte bu yüzden paylaşmak güzeldir.

En yakınınızla paylaşmak çoğu zaman en kolayıdır. Araştırmalar, böyle durumlarda hastaların en büyük desteği aile ve arkadaşlarında bulduğunu belirtmektedir. Şüphesiz ki size en kolay destek olacaklar sizi en iyi tanıyanlardır. Ancak bazen hiç tanımadığınız ama sizinle aynı sorunları yaşayan insanlar da, size aileniz kadar yakın olabilir. Bazen aynı sorunlarla mücadele edenler birlikte öyle şeyler yapar ki, kendi sorunlarına çözüm bulmanın ötesine geçip kendileri gibi çaresiz hissedenlere de umudun kapılarını açarlar.

Birlikten umut da doğar…

Türkiye genelinde kanser hastalarına maddi ve manevi destek için var olan pek çok dernek ve vakıf bulunmaktadır. Bu dernek ve vakıflar, birliğin ve paylaşmanın gücüne inanan kişilerce kurulmuştur. Bu kurumlara gelip, kendi yaşadıkları sorunları daha önce yaşamış ve çözüm bulmuş insanlarla tanışan kişilerin, umudun var olduğuna inançları artmaktadır.

Ülkemizde kanserle mücadelede öncü olan dernek ve vakıflardan bazıları;

TKSV (Türkiye Kanserle Savaş Vakfı)

1977 yılında kurulan vakfın amacı her türlü kanser hastalıkları konusunda korunma, erken teşhis ve tedavi konusunda insanları bil­gilendirmek ve motive etmek, kanser hastalıkları ile ilişkili sağlık sorunları ve sosyal sorunlarla ilgilenmek, gerekli her türlü çalışmaları yapmak ve/veya yaptırmaktır. Vakıf bu alanlarda çalışmalarına devam etmektedir.

Detaylı bilgi: http://www.tksv.gen.tr

KÖKDER (Kök Hücre Nakilleri Öncü Koordinasyon Derneği)

2008 yılında tüm lösemili ve kanserli hastalara tıbbi, hukuki, psikolojik ve sosyal destek sağlamak amacıyla uzman doktor, hasta, hasta yakını ve gönüllü kişilerin bir araya gelmesiyle kurulan dernek, hastaların günlük yaşamını sürdürebilmesini desteklemek, sosyal işlevselliklerinin hastalık nedeni ile aksamasını önlemek, tedavi süreci ve hastalığa bağlı olarak, yaşamın çeşitli alanlarında ortaya çıkacak değişikliklerle başa çıkabilmelerine yardımcı olmak amacıyla psikolojik ve sosyal destek sağlanmaktadır. Ayrıca hastaların tedavi süreçlerinde karşılaştıkları hukuki ve sosyal problemlerin aşılması, sahip oldukları haklar konusunda bilinçlendirilmesi amacıyla ücretsiz danışmanlık hizmeti dernek bünyesinde verilmektedir.

Detaylı bilgi: http://www.kokder.org

Kansere Umut Vakfı

Vakıf kanser hastası olup sosyal güvencesi olmayan hastalara tedavi ve yardımlar yapmak, belirli bölgelerde kanser taraması yapmak ve konulan teşhislere göre hastaları yönlendirmek, yapılacak olan seminer ve eğitimlerde toplumu kanser ile ilgili bilgilendirmek amacıyla kurulmuştur ve hizmetlerine devam etmektedir.

Detaylı bilgi: http://www.kansereumutvakfi.org

HOEV (Hacettepe Onkoloji Enstitüsü Vakfı)

Enstitünün kanser kontrol faaliyetlerine destek olmak amacıyla 1997'de kurulan vakıf, diğer kanser örgütleriyle işbirliği içinde kanser araştırma ve eğitimini desteklemeyi, kanserli hastalara ve ailelerine yardım etmeyi amaç edinmiştir. Vakfın önde gelen faaliyetlerinden biri kanser tedavisi gören hastaların ve yakınlarının tedavi sırasında konaklamaları için açılan “Umut Evi”dir. Hacettepe Umut Evi, kanser hastalarına özel olması dolayısıyla, yalnızca kanser hastalarına ve hasta yakınlarına hizmet vermektedir. Umut Evi'nin kendine has bu niteliği, burada konaklayan hastaların ve hasta ailelerinin diledikleri zaman birbirleriyle çeşitli paylaşımlarda bulunabildikleri bir sosyal ortam da yaratmaktadır. Bu paylaşımlar hastalığı kabullenmede, hastalığın ve hastalık nedenli diğer ruhsal sıkıntıların üstesinden gelmede ve daha pek çok konuda tedavi süreci açısından faydalı, farklı kazanımları da beraberinde getirmektedir.

Detaylı bilgi: http://www.hoev.org.tr

Sosyal güvencemize güvenebilir miyiz?

Kanserle mücadele, fiziksel ve psikososyal açıdan yaşattığı zorlukların yanında ekonomik açıdan da hastaları zaman zaman zorlayabilmektedir. Tedavi süreci nedeniyle işe devam etmekte yaşanılan güçlükler, hastane ve ilaç masrafları, işe devam edememe nedeniyle işverenle yaşanılan hukuki sorunlar zaten zorlu olan bu süreci daha da zor hale getirebilmektedir. Bu noktada hastaların mevcut haklarını bilmeleri ve kendilerine sağlanan kolaylıklardan haberdar olmaları oldukça önemlidir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun "Hastalık İzni" başlıklı 105. Maddesine göre "Memurlara hastalıkları halinde, verilecek raporlarda gösterilecek lüzum üzerine, aylık ve özlük haklarına dokunulmaksızın, on yıla kadar (on yıl dahil) hizmeti olanlara altı aya kadar, on yıldan fazla hizmeti olanlara on iki aya kadar, kanser, verem ve akıl hastalıkları gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığa yakalananlara onsekiz aya kadar
izin verilir. Memurların, hastalıkları sebebiyle yataklı tedavi kurumlarında yatarak gördükleri tedavi süreleri hastalık izinlerine ait sürelerin hesabında dikkate alınır.
İzin süresinin sonunda hastalıklarının devam ettiği, resmi sağlık kurullarının raporu ile tesbit edilenlerin izinleri bir katına kadar uzatılır. Bu sürelerin sonunda da iyileşmeyen memurlar hakkında emeklilik hükümleri uygulanır. Gerekli sağlık şartlarını yeniden kazandıkları resmi sağlık kurullarınca tespit edilenler tekrar görev almak istedikleri takdirde, eski derece ve niteliklerine uygun görevlere öncelikle atanırlar.

İş kanununa göre de; hastalar benzer şekillerde rapor ya da hastalık izni kullanabilir ancak iş kanunu, izin süreleri, iş akdinin feshi, raporlu olunan sürelerde ücretlerin ödenmesi gibi konularda devlet memurları kanunundan farklılıklar içermektedir. Bu konuda detaylı bilgiye http://mevzuat.basbakanlik.gov.tr/ adresinden ulaşabilirsiniz.

Kanser tedavisi (kemoterapi, radyoterapi, radyo izotrop tedaviler) ülkemizde tüm sağlık kuruluşlarında ücretsiz olarak yapılmaktadır. Tedavide kullanılan ilaçların büyük çoğunluğunu tedavinizi düzenleyen doktorun ya da tıbbi heyetin hazırlayacağı raporla yürürlükte olan ödemeleri yaparak eczanalerden temin edebilirsiniz. Türkiye'de bulunmayan ilaçları Türk Eczacılar Birliği aracılığı ile yurtdışından temin edebilirsiniz. Bu ilaçlar için Sosyal Güvenlik Kurumu' nun özel fiyat düzenlemeleri mevcuttur. Bu konuda detaylı bilgiye http://www.mevzuat.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

Yalnız değilsiniz...

Tanı ve tedavi sürecinde aklınıza takılan tüm soru ve sorunlar için doktorunuzdan, tedavi ve bakımınızla ilgilenen hemşire ekibinden, psikososyal konularda hastane psikoloğu ve sosyal hizmet uzmanlarından danışmanlık hizmeti ve yardım alabilirsiniz. Bazen büyük zannettiğimiz sorunların çok kolay çözümleri vardır. Biz bu çözümleri bulmanıza yardımcı olmak için buradayız, yalnız değilsiniz...


Bu yazı Dr. Nilgün Doğu tarafından yazıldı ve 4355 kere izlendi.


Yorumlar

Yükleniyor...


İlgili Makaleler